ARNOLFİNİ'NİN EVLENMESİ

                                                       ARNOLFİNİ'NİN EVLENMESİ

  1434. Ahşap  Üstüne Yağlıboya ( National Gallery, Londra )

  JAN VAN EYCK. Doğum tarihi belirgin değildir. Kendisiyle ilgili ilk bilgi Flemenk Kont'u John için yaptığı çalışmalara kadar gider, 1422 yılıdır. Ölümü 1441

                 Bu ünlü resmi, Jan Van Eyck kendine has yöntemlerle yapmıştır.

                 Bu resim hakkında çok şey yazılıp çizildiyse de resmedilen kişiler ve resmin yapılma sebebi hakkında fikir birliği sağlanamamıştır. Arnolfini'nin ikinci evliliğine ait olduğu da düşünülür. Sonuç olarak, çağına göre devrimci ve yenilikçi bir resim olduğu kesindir. Jan Van Eyck, 1432 yıllarında  Ghent Altar panosunu tamamlarken çağdaşları Masaccio, Donatello da  eserlerini bitirmişti.        

                  Eyck, gerçeğin temsilini,  Floransalı çağdaşları  gibi, bilimsel optik, perspektif ve derin anatomik çalışmalarda aramaz. Gözlem, yüzey dokusu, minik ayrıntılar ile doğal yanılsamalara önem verip, form ve espas  (kısaca objeler arasında yaratılan boşluk sonucu derinlik elde etme) hissi oluşturmayı başardı.

                Buna rağmen resimleri duygudan ve dramadan yoksun olarak nitelendirilmiştir.Resimdeki alan darlığı, çifti olduğundan büyük gösterir. Zenginlermiş. Kafam Andorfini nin şapkasına takıldı. İki tüp boya gitmiştir o şapkaya. Boynu tutulur insanın.

                 Kılı kırk yaran çalışması olağan üstü gerçekçilik sağlamıştır. Neden bu kadar ayrıntıya girdi acaba. Daha az uğraşıp "yaptım, bu oldu" deseydi kimse diyemezdi ki "hayır, olmamış".  Acaba beşyüz seksen yıl sonra, biz bakalım "vay be" diyelim, bunu mu istedi?  Belkide kafa, mükemmeliyetçilik den müzdaripdi, kendini zaptedemedi. 

                  Kadın hamile gibi görünse de değildir. Dönemin elbiseleri öyledir. Öyle şapkaya, böyle etektir. (Dönemin modası pastoral. Pastoral oyuncularının elbiseleri, daha sonra moda olmuş). Kadının kemerindeki parıltı altın sır perdah ile verilmiştir. 

 

 

 

     

             

 

 

 

 

 

                Duvardaki ayna, resme başka bir bakış açısı daha verir. Elbette, resme de derinlik katar. Aynadaki diğer kişilerin şahit oldukları düşünülmektedir..

                Beşyüz seksen küsür yıl evvel yapılan bu ve bunun gibi baş yapıtlara bakınca diyorum ki "Daha neyin resmini yapacam, yapılabileceklerin hepsi yapılmış". Gençken gitar çalmaya heveslendim. Paco de Lucia yı dinleyince gitarı bırakmıştım. Artık öyle hatalar yapmıyoruz.

               Usta boyalarını da kendi yapmış. Bu resimde yağ kullanıldığı kesin deniyor. Halbuki o zamana kadar, bağlayıcı sıvı olarak yumurta akı karışımı kullanılırdı (tempera). Bu durum, böyle bir çalışma için hızlı bir kuruma demektir. Kullandığı yağ sayesinde ince katmanlar halinde çalışabilmiştir. Yağlı boyanın mucidi olduğunu söyleyenler olduğu gibi, genel kabul gören bir konu değildir. Jan Van Eyck gizemli bir şahsiyet. Bu kadar büyük bir sanatçı olmasına rağmen, hakkında az bilgi olanların başında gelir. Baba, esrarengiz.  Eserlerine 1432 yılından sonra imza atmaya başlamış. Bu resme imzasını da duvardaki aynanın üzerine " Jan Van Eyck buradaydı " yazarak atmış.

                  Bende bir natürmort resim yapmıştım. İsmimi, imzamı resimdeki şarap şişesinin üzerindeki etikete yazayım dedim. Öylede yaptım. Sergi açtım Antalya da, bir çok kişi resme niye imza atmadın dedi. Türk sinemasının ustalarından Ahmet MEKİN, bey efendinin en önde gideni . Dedi ki "böyle yapma, resme imzanı at, hemde biraz büyük olsun" Bende o zaman bu ustanın imzasını böyle attığını bilmiyorum  ve bir halt bulmuşum gibi "Yok Ahmet abi. Artık bu şekilde imza atacam" dedim. Sonra harbiden baba ya denk geldik. Dedimki "yuh be kardeşim, biz hiç bir şey yapamayacakmıyız dedim, ayıptır" dedim. 

                  Resimde dönüm noktası ustalardan. Günüzdeki hyperrealizm ya da foto gerçekçilik akımının atası diyebiliriz belkide. Resim denilince herkesin bir çırpıda saydığı isimler de bu ustanın ismi pek geçmesede, bence çağdaşlarını da hayretler içnide bırakmıştır. Yağlı boyayı bulsa ne olacak bulmasa ne olacak. Dediğim gibi baba esrarengiz. Resimlerine bile çok sonraları imza atan usta, yağlı boyayı kendi bulmuş olsa bile sanmıyorum ki dağa taşa " yağlı boyayı ben buldum " diye bağırsın. Herneyse, kendisini rahmet ve minnet ile anarız, teşekkür ederiz.

                                                                                                                info@resimkeyfi.com