yağlı boya resimde portre - Resim Keyfi

3 ay önce
440 okuma
ORJİNAL PEALE

Yağlı boya resimde portre diğer her konudan daha ayrı , daha başka bir şey. Belkide bu nedenle bir zaman boş kaldı bu bölüm. Resimdeki yakışıklı hatun Rosalba Peale. Bu çalışmayı yapıp, aşama aşama fotoğraflayıp bir şeyler yazmak istedim. Daha sonra resim çalışmalarımı youtube  da yayınlama fikri ortaya çıkınca işler değişti çünkü video kayıt yapmamıştım.

Bu nedenle çalışma henüz bitmemiş haliyle kaldı. Şimdi bir siparişin resmini yapıp kaydediyorum. O yayınlandıktan sonra bu resme yeniden başlarım, belkide faklı bir portre yapmaya çalışırım.

Yinede resmin üç halini burada paylaşacağım. Henüz bitmediğini yineleyerek.

DSC_0600
DSC_0616
DSC_0755

Yağlı boya portre resimde ayrı bir yere sahiptir. Kimi ustalar bu konuda çok sayıda eser üretmişken, bir kısmı da az yada hiç yapmamıştır. Bence, gerçekten güzel bir portre yapabildiğimiz zaman resmin birazını öğrenmeye başladık sayılır. Yağlı boya resimde portre demek yani, yüksek lisans ,doktora,profesörlük gibi bir şeydir.

Antalya da yaşadığım yıllarda günü birlik kara kalem , pastel portreler yaptım ama iş yağlı boyaya gelince insana kendini kötü hissettirir, moralini bozar. Etmediğini bırakmaz. Elbette klasik, realist portreden bahsediyorum.

Resme yeni başlandığında yapılan genel hatalardan biridir. Bir kaç resimden sonra bir sevdiğimizin portresini yapmaya başlarız. Oysaki tanıştığım yabancı uyruklu arkadaşlardan öğrendiğim kadarıyla resim okullarında portre işine, son sınıfta geçildiği şeklinde. Türkiye de nasıl bilmiyorum.

Ben resim okumadım. Aslında o zamanki adıyla güzel sanatlar resim bölümünü kazandım ama kenan evrenle yaşadığım sorunlar nedeniyle okuma şansım olmadı.

En çok sorulan sorulardan biridir " ten rengi nasıl yapılır veya hangi renkler karıştırılır " Cevap aslında şudur. " hangi ten rengini soruyorsunuz. Güneş yüzü görmemiş Tibetli rahibin ten rengini  mi, Obama nın ten rengini mi " Klasik tarif, turuncuya yakın bir renge biraz "çok az" mavi ve beyaz karıştırırsınız ten rengine yakın bir renk elde edersiniz ve hiç bir işinize de yaramaz. Önce portre işinin zorluklarını paylaşalım da sonra "ee. portrede neler yapabiliriz " işine bakarız.

 

rembrandt

Yanda büyük usta Rembrandt ın oto portresi var. Kendisi ışığın ve gölgenin ustası olmakla birlikte resim sanatına çok sayıda renkte kazandırmıştır. Ayhan Sicimoğlu nun tabiriyle hastasıyız efendim. Farklı ustaların portreleri ile devam edeceğiz. İlk zorluk portresi yapılacak kişinin ten rengini bulmaktır. Ağız, burun ne kadar yerli yerinde olsa da kişinin doğru ten rengi ile yapılmadıysa o portre o kişiye benzemeyecektir. İkincisi, doğru renk bulunduğunu varsayalım bunun açık ve koyu tonları olacaktır. Burada yapılan en büyük hata ise resimdeki ışıklı bölgeler için elimizdeki doğru ten rengine beyaz karıştırıp daha açık renk elde etmeye çalışmaktır. 

Beyaz karıştırılmaz mı , elbette karıştırılır ama o ışıklı renk için ayrı bir boya hazırlamaktır doğrusu. Yani o rengin skalasında açık renk kullanılmalı. Gölge içinde geçerlidir bu.  

Bir başka zorluk ; Yüze vuran ışığın renkleri. Gün batımında, bir kişinin yüzünü, mavinin kendini belli ettiği  soğuk ten renkleri ile boyayamayız. Çok güzel kara kalem portre yapan birisinin, yağlı boyada bocalama nedeni, elbetteki işin içine rengin girmesidir. Yani açık koyu filan üç renk tonuyla güzel portre olmaz. Ustaların yaptıkları portreleri inceleyin onlarca farklı ton göreceksiniz. Bu konuda genel geçer bir kural vardır. Yani kimyadaki gibi, normal şartlar altında diyelim, genellikle diyelim, her koşulda geçerli olmaz diyelim. Şöyle bir şey vardır. Saç bitiminden gözlere kadar olan kısımda sarı tonları, gözlerden burun bitimine kadar kırmızı tonları, ağız etrafı ve çene ise mavi-gri tonları ile çalışılır. Aşağıdaki resimde bunu görebilirsiniz. Alındaki sarıları, yanaklardaki kırmızıları.

 

rubens

Yandaki resim  Peter Paul Rubens e ait. Bu resmi büyültüp santim santim incelediğimizde elli çeşit renk olduğunu görürüz. Bu nedenle yağlı boya portre yapmak her şeyden önce sağlam renk bilgisini gerektirir.

Bir diğer konu konu hangi teknikle çalışacağız  ve bunlar nelerdir. Tabi ki klasik-realist tarzdan bahsediyoruz. Şimdi bir rönesans dönemi uygulanan yöntem var ki bu gün bile teknoloji çözemiyor, resimlerin röntgenlerini filan çektiler ama nafile. Bilinen şu ki çok ince tabakalar halinde kat kat çalıştıkları. Bu kesin. Leonardo,  Mona Lisa tablosunu on yıl yanında taşımış oradan oraya. Kaç kat boyadı kendi bilir. Bu uzun bir yöntemdir. Çünkü sürülen her katın kesin kuruması gereklidir ve bu da zaman alır. Çabuk kurumayı sağlayan çeşitli mediumlar satılıyor ama ayrıntılı bilgi sahibi olmadan kullanmanızı önermem. Boya  çok inceltilmiş ve alttaki rengi tamamen kapatmayacak şekilde  sürülür. Yani glaze de diyebiliriz.

 

Şimdi Rus ekolünden bahsedelim biraz. Yani genelde Rus sanatçılar böyle yapar. Portre önce burnt sienna , burnt umber ve siyah kullanılarak tamamen bitirilir. Burada diğer renkler aranmaz. Kuruduktan sonra üzeri gri ve grinin tonları ile tekrar boyanır. Bu kat da kuruduktan sonra üzerine kişinin ten renkleri sürülür. Elbette, artık son kat olduğu için ışığı ve gölgesi ile birlikte.

Hollanda ekolü var. Var ama bu ekolü tamamen bilen biri var mı, bende merak ediyorum. Varsa, ellerinden ve ayaklarından öperiz. Vermeer'in İnci Küpeli Kız  resmini yaparken sarı rengi, sadece sarı ot yedirdiği ineklerin idrarından elde ettiği rivayet edilir.  Yani konu oldukça ağır. 

 

portrait-of-a-young-woman-1867-painting-by-french-impressionist-edgar-degas,2399137

Yandaki resim ise Degas ın Genç Bir Kadının Portresi aslı eseri.

Ben burada üç farklı ustanın portre çalışmasını alt alta koyarken, sayfa renklensin diye koymadım. Dönem farklı, anlayış farklı, çalışma tarzı ayrı ama her biri ötekinden güzel. Buna vurgu yapmak istedim. Sizin tekniğinizi de belirleyen siz olacaksınız. Kimseye kulak asmayın.

Şimdi, farklı renklerle yaptığım ten renklerini fotoğraflayıp ayrıntılı yazacağım. Geri ne kaldı." Eee. Bir portre yap da görelim" kaldı. Bunu da en kısa zamanda yapıp youtube da yayınlayacağım. Bu " ben portrede yaparım " anlamında bir söz değil. Haşa, eski ustaların ruhu adamı çarpar. Başımıza iş almayalım.

 

Eğer diyorsanız ki " ben bunların hiç biri ile uğraşamam, direkt resme girişeceğim." Olur ama en azından tuvalin beyaz rengini  almak ve boyayı emme durumunu dizginlemek için burnt sienna ile astar atmayı ihmal etmeyin derim acizane. 

Devam edeceğiz  25/05/2018

Etiketler:, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir